Gündem

TBMM Genel Kurulu'nda fon tartışması: 163 milyon lira sorusu

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi parti temsilcileri fon krizini gündeme taşıdı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez organizasyonun lideri ve siyasi bağlantılarını sorarken, CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı fondan rant elde ettiği belirtilen 241 kişinin listesinin açıklanmasını istedi; YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığındaki artışın etkili bir soruşturmayla aydınlatılması çağrısı yaptı.

5 Kasım 202613 dk okuma0 yorum
TBMM Genel Kurulu'nda fon tartışması: 163 milyon lira sorusu
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin temsilcileri fon krizini gündeme getirdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, krizin arkasındaki organizasyonun liderinin ve siyasi bağlantılarının açıklanmasını istedi. CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, fondan rant elde ettiğini ifade ettiği 241 kişinin isimlerinin kamuoyuna açıklanmasını talep etti.

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığındaki yükselişin nasıl gerçekleştiğinin etkili bir soruşturmayla ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlığında bir araya geldi. Adan, söz isteyen grup başkanvekillerine kürsü verdi.

EKMEN: "ÇİFTÇİYİ TEŞVİK EDİYORSUNUZ, İTHALAT POLİTİKALARIYLA ZARAR ETTİRİYORSUNUZ"

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, ceviz üretimi artmasına rağmen ithalatın da yükseldiğini belirterek uygulanan ithalat politikalarının yerli üreticiyi mağdur ettiğini söyledi.

Son 5 yıl içinde meyve veren ceviz ağacı sayısının 13,9 milyondan 20 milyona yükseldiğini ve yaklaşık yüzde 50 oranında arttığını aktaran Ekmen, aynı dönemde ceviz ithalatının yüzde 10 yükseldiğini, kabuksuz ceviz ithalatının ise yaklaşık 2,5 katına çıktığını bildirdi.

Ekmen, "Çiftçiyi destekliyorsunuz, o da gidip yatırım yapıyor; Türkiye'nin dört bir yanında ceviz bahçeleri gelişerek hayat buluyor. Sayın Tahtasız da burada, Çorum Oğuzlar cevizini kendine özgü aroması ve endemik niteliğiyle anmış olalım. Peki, bu ithalat politikaları ne anlama geliyor?

Çiftçi bu yıl cevizini gerçek değerinden satamıyor. Bitlis'teydim, Tatvan'daydım; kabuklu cevizin kilosu 200 lira. Bu da neredeyse maliyetin dahi karşılanamaması demek" ifadelerini kullandı.

İthalat politikalarının tüccarı değil çiftçiyi, yüksek kazanç elde edenleri değil tüketiciyi merkeze alacak biçimde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ekmen, "Allah aşkına, tüccarları zengin edecekseniz bile hiç değilse çiftçiyi zarara uğratmayın; fayda sağlamıyorsanız bari zarar vermeyin. Bu ithalat politikalarını tüccarı değil çiftçiyi, büyük paralar kazananları değil tüketiciyi merkeze koyarak gözden geçirmek zorundayız.

Bir kez daha söylüyoruz: Gıda enflasyonundaki düşüş ancak girdi maliyetlerinin gerilemesiyle mümkün olur; aksi durumda ithalat politikalarıyla gıda fiyatlarını dengeleyemezsiniz" diye konuştu.

ÇÖMEZ: "BU ÖRGÜTÜN ELEBAŞI KİM, ARKASINDAKİ SİYASİ İRADE KİM?"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in daha önce kullandığı "organize şebeke" ve "büyük bir çete" ifadelerine ilişkin sorularını yeniden gündeme taşıdı. Çömez, "Bu şebeke nerede? Bu örgüt nerede?

Bize bu örgütü açıklayın. Bunu size her gün soracağım. Bu örgüt nerede?

Elebaşı kim? Arkasındaki siyasi irade kim? Bu örgüte alan açan gazeteciler, medya mensupları ve bürokratlar kim?

Hangi banka yöneticileri ve banka yetkilileri bunlara imkan sağladı" diye sordu.

Fon kriziyle bağlantılı isimlerin açıklanmasını talep eden Çömez, "Öyle bir söz söyleyip 'Organize şebeke varmış canım, ne yapalım?' diyerek bu işin içinden çıkamazsınız. İki ay geçti, bu örgütü açıklayın. Bu örgüt nerede?

Lideri kim? Peki hırsızlar? Onları neden açıklamıyorsunuz?

Bizim haberimiz yok. Bu ülkenin ve milletin milyarlarca lirasını götüren hırsızlardan neden haberimiz yok" ifadelerini kullandı.

Çömez, fon krizini haberleştiren gazeteciler hakkında hapis cezası istenmesine de tepki göstererek, "Sizin fon soygununuzu, fon vurgununuzu ortaya çıkaran ve sorgulayan gazeteciler için toplam 56 yıl, evet 56 yıl ceza isteniyor. Gazetecilere 56 yıl. Peki fonculara ne isteniyor? Haberimiz yok" dedi.

Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme gelen iddialara ilişkin de sorular yönelten Çömez, Kaya'nın 163 milyon lirayı nereden elde ettiğini, servetinin kaynağını ve mal bildirimi yapıp yapmadığını sordu. Çömez, "Asıl önemli soru şu: Sana bu 163 milyon lirayı yatırırken Özata'da en düşük seviyeden yatırım yaptırıp en yüksek seviyeden sattıran kim?

Bir kez daha soruyorum: Kim? O halde başka bir soru daha ortaya çıkıyor: Ertan Aydın mı? Fonlarını Ertan Aydın mı yönetti" diye konuştu.

Çömez ayrıca Kaya'nın mal varlığıyla ilgili Kadıköy'deki Four Winds Park'ta yer alan daireler, Alkent 2000'deki villalar, Tekirdağ'daki arsalar ve "Hayat Var Gayrimenkul Yatırım" şirketine ilişkin iddiaları da gündeme getirdi.

SARI: 241 KİŞİLİK LİSTE AÇIKLANMADIĞI SÜRECE AKP ARINAMAYACAK

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, fon krizine ilişkin değerlendirmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konu karşısında şaşkınlık yaşadığı yönündeki açıklamalarını eleştirdi. Sarı, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın neden şaşırdığını bilmiyorum; kurduğu düzen zaten bunun üzerine kurulmuş. Büyük bir şaşkınlık yaşamasına gerek yok.

Görüyoruz ki cerrah hassasiyetiyle çalışıyor ve 'Sonu nereye varırsa varsın devam edeceğim' diyor ama yaptığı hiçbir şey yok" ifadelerini kullandı.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Fon olayından rant elde ettiği öne sürülen 241 kişilik listenin açıklanması gerektiğini vurgulayan Sarı, "Bu 241 kişilik liste ve bu ranttan pay alanların isimleri açıklanmadığı müddetçe burada ne söylerseniz söyleyin, ne kadar üzülürseniz üzülün, AKP siyaseti hiçbir zaman arınmayacak ve toplumun gözünde de beraat etmeyecek" diye konuştu.

Sarı, fon krizinde kamu kaynaklarıyla vatandaşların parasının kullanıldığı yönündeki iddialara ilişkin, "İşsizlik Sigorta Fonu dolandırılıyor, Türkiye Sigorta Emeklilik Fonu dolandırılıyor, milletin, kamunun ve vatandaşın paraları TMSF'ye devredilen kurumlar üzerinden dolandırılıyor. Siz ise 'Kamunun bu işte dahli yok' ve 'Vatandaş bu olaydan mağdur değil' diyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Sarı, "Bu soygunun bedelini vatandaşa ödeten AKP iktidarına sesleniyorum: Bu olaydan ve ranttan yararlanan, bu soygunun parçası olan 241 kişilik liste yayımlanmadığı sürece AK Parti'nin aklanma ihtimali yoktur. O liste bu Meclis'te okunacak; listedeki her isim hakkında hangi hukuki işlemin yapıldığını gelip burada açıklayacaksınız" dedi.

Fon vurgununu haberleştiren gazetecilerin tutuklanmasına da tepki gösteren Sarı, İsmail Saymaz, Murat Ağırel, Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç'i anarak, "Hırsızlık yapanlar nerede? Bu ülkede suçlu olan gazeteciler mi" diye sordu. Sarı, "Bu gazetecileri de bir an önce serbest bırakın ve yargı önünde adil biçimde yargılayın.

Kendiniz için ne düşünüyorsanız sizden olmayanlar için de aynı hassasiyeti göstermenizi bekliyorum" ifadelerini kullandı.

TEMELLİ: "HASTA MAHPUSLARIN SAĞLIĞA ERİŞİM HAKKI ENGELLENİYOR"

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, cezaevlerinde yaşanan sorunlara ve hasta mahpusların sağlık hizmetlerine ulaşmasına dikkat çekti. Cezaevlerinde sağlık hakkının önemli bir problem olduğunu söyleyen Temelli, mahpusların sevklerinin gerçekleştirilmediğini, jandarma nedeniyle hastaneye götürülemediklerini ya da Adli Tıp Kurumu'nun sorumluluğunu yerine getirmediğini ifade etti.

Kayseri Bünyan Kapalı Cezaevi'nde 10 yıldır tutuklu bulunan Evin Zapsu'nun sağlık durumunu gündeme getiren Temelli, Zapsu'ya kanser teşhisi konulduğunu ve biyopsi sonuçları beklendiği için tedavisinin geciktiğini belirtti.

Temelli, "Tedavinin bir an önce başlatılması gerekiyor; ancak ne yazık ki bu ihmaller nedeniyle hayati bir risk söz konusu. Bunun gibi yüzlerce hasta mahpus bulunuyor ve bu kişilerin sağlık hizmetine erişim hakkı adeta kasıtlı biçimde engelleniyor" dedi.

İnsan Hakları Derneği'nin 2025 raporunda yaklaşık bin 500 hasta mahpustan bahsedildiğini, bunların yaklaşık 350'sinin ağır vaka olduğunu aktaran Temelli, "Bu kişilerin sağlık hizmetine erişim hakkının sağlanması için bir an önce tahliye edilmeleri gerekirken, tahliye etmek bir yana, tek başlarına dahi kalamayacakları koşullarda tutulmaları sürdürülüyor ve adeta ölüme terk ediliyorlar" diye konuştu.

Cezaevlerindeki sorunların yalnızca yoğunluk ve hijyen koşullarıyla sınırlı olmadığını, kötü muamele ve işkenceyi de içerdiğini belirten Temelli, sağlık meselesinin bütün bu sorunları aşan bir seviyeye ulaştığını söyledi.

EMİR: ETKİLİ SORUŞTURMANIN GEREKTİRDİĞİ SORULAR SORULMALI

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, fon krizine yönelik soruşturmayı izlemeyi sürdüreceklerini belirtti. Fatma Betül Sayan Kaya'nın ikinci kez savcının karşısına çıkmasını önemli bulduklarını söyleyen Emir, soruşturmanın etkili biçimde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Emir, "Fatma Betül Sayan Kaya'nın nihayet olması gerektiği şekilde ikinci kez savcının karşısına çıkmasını önemsiyoruz. Ancak savcının orada etkili bir soruşturmanın gerektirdiği soruları yöneltmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.

Kaya'nın 163 milyon lirayı nasıl kazandığının ve söz konusu hisseyi hangi şartlarda satın aldığının araştırılması gerektiğini ifade eden Emir, "Fatma Betül Sayan Kaya o 163 milyon lirayı nasıl kazanmıştır? Nereden kazanmıştır? O hisseyi satın alırken tam zamanında girmiş; hisse 4 ay içinde 8 kattan fazla yükselmiş.

163 milyon lirayı 2,2 milyar liraya çevirirken en uygun zamanda alıp en doğru zamanda sattıysa mutlaka HTS kayıtlarına, iletişim bilgilerine, cep telefonuna, kişisel bilgisayarına ve iletişim kurduğu piyasa aktörlerine ulaşılmalıdır" diye konuştu.

Bu adımlar atılmadan soruşturma yürütülürse sürecin göstermelik kalacağını savunan Emir, "Bunlar yapılmayacaksa bu durum göstermelik bir toplumla ilişkiler çalışması ve PR faaliyeti olarak görülmelidir; soruşturmanın üzerini kapatmak amacıyla yürütülen göstermelik çabalar şeklinde değerlendirilir" ifadelerini kullandı.

Fon olayında örgütlü bir yapı bulunduğu yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini belirten Emir, "Bugüne kadar etkili bir soruşturma yürütülmediği gibi, herkesin kabul ettiği ve itiraf ettiği, artık 'Örgütlü olmadan böylesine büyük bir soygun gerçekleştirilemez' denilen bir noktada bu örgütün siyasi ayağının, başkanının, kurucusunun ve siyasi temsilcilerinin mutlaka yargı önünde hesap vermesi gerekir" dedi.

Emir, konuyu gündeme getiren gazetecilerin yüksek hapis cezaları istemiyle yargılanmasına da tepki göstererek, "Bu suç örgütünün ve soygunun faillerini ortaya koyan, fotoğraflarını paylaşan, televizyon programlarında mevcut bilgileri aktaran ve konuyu gündeme taşıyan gazetecileri 10, 14 ve 18 yıl hapis istemiyle yargılayan; onları susturarak bu krizi görünmez kılabileceğini düşünen bir siyasi iktidar var" diye konuştu.

Emir, "Bu krizi ancak üzerine etkili biçimde giderek, soyguncuların yakasına yapışarak, çaldıkları ve kaçırdıkları paraları geri alıp hak sahiplerine dağıtarak çözebilirsiniz" ifadelerini kullandı.

USTA: DÜZENLEME TÜM TÜKETİCİLERİ ETKİLEMEYECEK

AK Parti Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, elektrik fiyatları ve tüketim limitleriyle ilgili düzenleme hakkında Genel Kurul'u bilgilendirdi. Usta, daha önce alınan Kurul kararı doğrultusunda 2027 yılı için yıllık elektrik tüketim sınırının 3 bin kilovatsaat olarak belirlendiğini söyledi.

Yıllık tüketim limitinin 2025'te 5 bin kilovatsaat, 2026'da ise 4 bin kilovatsaat olarak saptandığını hatırlatan Usta, 2027 yılı için bu sınırın 3 bin kilovatsaate indirildiğini aktardı. Aylık ortalama fatura tutarında yaklaşık 820 lira ve üzerinin dikkate alındığını belirten Usta, düzenlemenin 1 Ocak 2027'den itibaren yürürlüğe gireceğini bildirdi.

Güncel verilere göre mesken abonesi sayısının yaklaşık 44,2 milyon olduğunu belirten Usta, düzenleme sonrasında yüksek tüketim yapan yaklaşık 6,5 milyon mesken abonesinin tüm mesken abonelerinin yaklaşık yüzde 14,7'sini oluşturacağını söyledi.

Usta, "Yani sanıldığı gibi ulusal tarifede bütün tüketicileri etkileyecek bir değişiklik yapılmıyor. Yalnızca mesken abonelerinin yaklaşık yüzde 14,7'sini oluşturan yüksek tüketimli grubu hedefleyen bir düzenlemeden söz ediyoruz" dedi.

Elektrik ve doğal gaz üretimiyle ilgili bilgilerin doğru olduğunu savunan Usta, "Bu ülkenin ürettiklerini değersizleştirmeyi ve itibarını zedelemeyi, muhalefet olsanız bile doğru bulmuyorum ve size yakıştırmıyorum" ifadelerini kullandı.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.